Adana'ya bağlı Seyhan Belediyesi Yol İşleri Şantiyesi'nde çalışan işçiler asgari ücretle ilgili görüşlerini açıkladı. Borçlarından dolayı asgari ücretin bir kaç gün içinde tükendiğini söyleyen... “İşçi hakkını istiyor, sadaka istemiyor”
“İşçi hakkını istiyor, sadaka istemiyor” “İşçi hakkını istiyor, sadaka istemiyor”

Adana’ya bağlı Seyhan Belediyesi Yol İşleri Şantiyesinde çalışan asgari ücretli işçiler, 2019’u borç içerisinde geçirdiklerini anlattı. Yol İşçisi Ali Gökçe borç yüzünden birkaç gün içerisinde tükenen asgari ücret için “Elin görür, cebin görmez” diyor. Bir başka işçi ise patronların vergi borçlarının silinmesine tepki göstererek, “İşçi hakkını istiyor, sadaka istemiyor” diyor.

Çıkarılan KHK ile Seyhan Belediyesinde taşerondan belediye şirketlerine geçirilen işçiler DİSK/Genel-İş’te örgütlenerek, 2020’ye kadar sözleşme imzalamasını engelleyen KHK’ye rağmen sözleşme imzalamıştı. Ancak soysal yardımların yer aldığı TİS’te KHK’nin yüzde 4+4 şartı nedeniyle ücret artışı yer almamıştı. Bu yüzden işçiler 2 yıldan beri asgari ücretle çalışıyor.

Elin görür, cebin görmez

Bu işçilerden biri de Ali Gökçe. Borçlar nedeniyle aldığı ücretin birkaç gün içinde tükendiğini belirten Gökçe, “Elin görür, cebin görmez. Borç batağındasın. 2 bin 500 olsa ne olacak? 100 lira bozduruyorsun, eve varmadan bitiyor” dedi. Resmi enflasyon rakamlarına inanmadığını ifade eden Gökçe şunları söyledi: “12 kiloluk tüp 115 lira. Elektrik faturası desen en düşük 200 lira geliyor. İşçiden kes, vergiyi peşin peşin al… Öbür tarafta sermayeye gelince teşvik var, hibe var; işçiye gelince yüzde 4-5 zam. Bu sistem yanlış. Çözüm sendikanla hareket edeceksin, hakkını alacaksın.”

“İşçi, ekonomik özgürlüğünü, hakkını istiyor sadaka istemiyor”

Burhan Uzun, sabahın köründe gelip akşam 17.00’ye kadar çalıştıklarını belirterek “Maaşı aldıktan 3 gün sonra bitiyor. Hemen kredi kartı devreye giriyor. Kartla da borç ödüyoruz. Sosyal haklarla aldığımız para 2 bin 500 ila 2 bin 700 arasında. Mecliste 600 vekil var geçinebilecek olan varsa gelip geçinsinler. Kaç gün geçinebileceksiniz? Kredi kartları olmasa bitmişiz. Yarın bir gün icra da gelecek” diye konuştu.

Hükümetin patronları düşündüğü kadar işçileri düşünmesini isteyen Uzun, “Onlar yatlarda keyfine bakıyor. Devlet ona kredi veriyor, vergisini, borcunu siliyor; işçiye gelince bir şey yok. İşçi, ekonomik özgürlüğünü, hakkını istiyor sadaka istemiyor” dedi.

“Adaletli koşullarda yaşamak istiyoruz”

2 bin 500 liranın dahi geçim için yeterli olmadığını söyleyen Hüseyin Göktepe de “Gelsinler kendileri geçinsinler. Nasıl geçinecekler?  Ben usta bir adamım, akşama kadar çamurun içerisindeyim. Asgari ücret alıyorum. “Adaletli koşullarda yaşamak istiyoruz” dedi.

Geçinmek için ek iş yapıyor

2 bin 20 liranın yetmediğini belirten İlhami Solgun geçinebilmek için asgari ücretin 3 bin 500 ila 4 bin lira arasında olması gerektiğini söyledi. Solgun, “Yaşam koşullarımız çok kötü. Ben köyde yaşıyorum. Geçinebilmek için hafta sonları tarlada, bağda, bahçede çalışıyorum” diye konuştu.

Solgun, KHK ile sağlanan kadroyu “Yazı tura kadrosu” diye adlandırıyor. Bu ifadesini şöyle açıklıyor: “Kadroya geçtik ama şimdi güle güle deseler arkamızda kimse yok. Bir güvencemiz yok. Tam kadro istiyoruz. İşçiyi canları istedikleri zaman çıkarmasınlar. Belediye başkanı değişti mi işçiyi çıkarıyorlar, müdür değişti mi işçiyi çıkarıyorlar. İşçi işinden olmamak için her şeye razı geliyor. Çünkü tam kadro yok.”

 

Kaynak: Evrensel