Ankara’da kızına cinsel istismarda bulunan C.Ö.K., annenin 5 yıllık hukuk mücadelesinin sonunda 50 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası aldı. Ancak istinaf mahkemesi... Kızına cinsel istismardan 30 yıl ceza aldı,4 ayda tahliye oldu
Kızına cinsel istismardan 30 yıl ceza aldı,4 ayda tahliye oldu Kızına cinsel istismardan 30 yıl ceza aldı,4 ayda tahliye oldu

Ankara’da kızı Z.H.K.’ye 5 ve 8 yaşları arasında 3 yıl boyunca cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla 30 yıl hapis cezasına çarptırılan C.Ö.K., İstinaf mahkemesinin kararı bozması üzerine tahliye edildi. Anne A.Ş’nin avukatı Tülay Bekar, “Biz kızımıza söz vermiştik; ‘bir daha baba sana uzanamayacak, adalet yerini buldu, bir daha mahkemede kimse seni dinlemeyecek’ demiştik. Biz şimdi kızımıza ne diyeceğiz toplum olarak” diyerek karara tepki gösterdi.

İstinaf Mahkemesi ‘usul hatası’ dedi

İstinaf Mahkemesinin kararında, konuyla ilgili daha önce verilmiş 3 ayrı takipsizlik kararı olduğu ve bu kararlara karşı yapılan itirazların reddedilip kesinleştiği belirtilerek, sanık hakkında yeni delil edilmeden soruşturma yürütülüp dava açıldığı belirtildi. Yargılama aşamasında yerel mahkemenin bu eksikliği giderip takipsizlik kararının kaldırılmasını sağlamayarak usul hatası yaptığı ifade edilen kararda, yargılamanın yenilenerek eksikliğin tamamlanması ve buna göre yeni bir hüküm kurulması ya da düşme kararı verilmesi istendi.

Sanık 4 ay sonra tahliye oldu

Sanık C.Ö.K’ya 30 yıl hapis kararı vererek tutuklayan İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi de, bozma kararı nedeniyle dosyada durma kararı vererek, sanığı tahliye etmek zorunda kaldı. Böylece, mahkeme tarafından 30 yıl hapse mahkum olup hükümle birlikte tutuklanan C.Ö.K, 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmiş oldu.

“Ben böyle bir karar hayatımda görmedim”

Anne A.Ş.’nin avukatı Tülay Bekar, karara tepki göstererek, 30 yıldır avukatlık yapan biri olarak kararı algılayamadığını söyledi. Bekar, “10 Temmuz’da verilmiş bir kararın gerekçeli kararının yazılması 20-25 gün sürüyor ki araya adli tatil girmişti. 25 Eylül’de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin ilgili ceza dairesine ulaşan bir dosya sizce 20 günde karara bağlanabilir mi? Türkiye’deki en yoğun iş potansiyeli olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde 20 günde bu dosya incelendi, karara bağlandı. Bizim dosya esas numaramız 1700’lerde; ama bölge adliye mahkemesi 900 numaralı dosyalarla uğraşıyor. Bizimkinin öne çekilmesi bizim kafamızı çok fazla karıştırdı. Karar daha da ilginç. Ben böyle bir karar hayatımda görmedim. Hukukçular bilir, usul hükümleri ileriye doğru yürür; ama bu olayda ceza usul hükümleri geriye yürütüldü” dedi.

“Kızımıza ne diyeceğiz toplum olarak”

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın görevli psikologlarının Z.H.K’nın gönderdiği mektuplar ve çizdiği resimler dikkate alınarak yazılan rapor ile savcılığın dava açtığını belirten avukat Bekar, “2016 senesinde ceza usul kanunun ilgili maddesinde sulh ceza hakimliğine başvurma şartı yoktu. Ama bölge adliye mahkemesi biz dava açıldıktan, kavuşturma başladıktan 2 yıl sonra OHAL ile çıkmış olan ceza usul değişikliğini bize uyguladı. Şimdi sorarım biz kızımıza söz vermiştik; ‘bir daha baba sana uzanamayacak, bir daha kimse mahkemede seni dinlemeyecek, adalet yerini buldu’ demiştik. Kızımıza ne diyeceğiz toplum olarak. O kararı veren sayın heyet, sayın hakimler kızımızı ileride bir yerde gördüklerinde kızımıza ne diyecekler. Biz hep onun yanında olacağız; ama biz şimdi kızımıza böyle bir kararı nasıl anlatacağız? Elbette ilgili yerlere, HSK’ya şikayet etmek, sulh ceza hakimliğine başvurmak, Anayasa Mahkemesine başvurmak gerekirse AHİM’e kadar gitmek, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı oralara başvurmak, hepsini yapacağız” diyerek tepki gösterdi.