Muhammed Cihad Ebrari’nin ilk kitabı İnsan Barışla Yaşar, NotaBene Yayınları’ndan çıktı. Önsözü, Cihad Ebrari’nin annesi HDP İstanbul Milletvekili ve Demokratik İslam Kongresi Eş Sözcüsü Hüda Kaya tarafından kaleme... Muhammed Cihad Ebrari’nin yeni kitabı ‘İnsan Barışla Yaşar’ çıktı
Muhammed Cihad Ebrari’nin yeni kitabı ‘İnsan Barışla Yaşar’ çıktı Muhammed Cihad Ebrari’nin yeni kitabı ‘İnsan Barışla Yaşar’ çıktı

Hıdırellez’den ay tutulmalarına, din ve bilim tartışmalarından Konca Kuriş’e, kent-doğa çelişkileri ve ekolojiden cezaevi notlarına, Ortadoğu, Filistin ve Rojava’dan Hasankeyf ve Kazdağları’na geniş bir yelpazede hem tarihsel hem güncel sosyal ve siyasal konuların tartışmaya açıldığı İnsan Barışla Yaşar, Kasım ayı itibariyle raflardaki yerini aldı.

İlericilik ve gericilik çatışmalarından, doğrusal ve merkezci krizlerden, döngüsel bir perspektifle çıkışın önerildiği kitapta, kırk ayrı başlık altında, insan-toplum, inanç, Ortadoğu, doğa-ekoloji ve barış üzerine sorgulamalar yürütülüyor. 

Kitabı NotaBene Yayınları’ndan temin edebilirsiniz.

İlk imza günü 9 Kasım Cumartesi günü TÜYAP’ta

Muhammed Cihad Ebrari 9 Kasım’da, TÜYAP İstanbul kitap fuarı NotaBene Yayınları standında okurla buluşacak.

Kitabın önsözünü kaleme alan Hüda Kaya’da, kitabın ilk imza gününde oğlu Cihad Ebrari ile beraber imza standında olacak.

Kitabın arka kapak yazısı :

Barış; zamana, mekana, kişiye ve sürece göre tercih edilebilen bir hal, bir talep, bir beklenti, bir duruş, bir durak ya da bir sonuç değil, yolun ve yaşamın kendisidir. Barışın kendisi her koşulda devrimcidir ve devrimin kendisidir.

Barış -ilericilik ve gericilik halleriyle- doğrusal değil mikrodan makroya, zerreden kürreye, insandan topluma, doğadan evrene bir bütün döngüsel uyum ve tavafa katılım halidir. Doğayla savaşan insanla barışamaz. Doğadan kopan barıştan kopmuştur. Maddecilik ve maneviyatçılık birbirini besleyen sapmalardır, iç ve dış barış, maddi ve manevi varoluşun barışık haliyle mümkündür.

‘İnsan ne ile yaşar’ sorusuna verilecek en doğru/doğal cevap: ‘İnsan barışla yaşar’ olmalıdır. Barış ise doğada yaşar. Doğada yani doğasında yani yuvasında yaşamayan insanlık başarısızlığa ve barışsızlığa mahkumdur.

Sınırlarla ve sınıflarla barış olmaz.

Doğayla çatışmasını, krizini, kopuşunu bitirememiş, aşamamış hiçbir şey, doğada doğal bir yaşamı paradigmasının başına koymayan hiçbir çözüm arayışı, insana ve topluma dair krizleri çözümleyemedi, çözemedi ve çözemeyecektir.

Savaş ölümden fazlası, barış yaşamdan öte…

Yarın barış yurdunda buluşmak üzere.”