50 yıl önce New York'taki sıcak bir gecede yarım düzine kadar polis memuru mafya tarafından yönetilen bir eşcinsel barına baskın düzenlediğinde, bunun gelecek nesillerin... Stonewall: Milyonlarca kişinin hayatını değiştiren ayaklanma
Stonewall: Milyonlarca kişinin hayatını değiştiren ayaklanma Stonewall: Milyonlarca kişinin hayatını değiştiren ayaklanma

Mark tek bir taş bile atmadı. Polis memurlarına karşı çıkmadı. Ancak belki de kurşun kadar etkili bir şeyi vardı: Tebeşir

Stonewall Inn barının dışında kaos yaşanıyır, polise bozuk para ve şişeler atılıyordu. Evsiz genç, yukarıya doğru yürümeye başladı ve kaldırıma 3 kelime yazdı. Sonra aynısını yolun daha yukarısındaki tuğla duvara da yaptı.

3 kelime: Yarın gece Stonewall

Mark tarafından yazılan bu basit mesaj, Marty Robinson’ın gelişmeleri yayma, kendiliğinden başlayan bu başkaldırıyı daha büyük bir eyleme dönüştürme girişimiydi.

Bundan bir saat önce polis Greenwich Village semtindeki barı bir haftada ikinci kez basıyordu. Ancak bu sefer bir Cuma gecesi saat 01.00’de, tam da kalabalık olduğu sırada.

Yaklaşık 200 müşteri – lezbiyenler, eşcinsel erkekler, trans bireyler ve travestiler ve evden kaçmış gençler – Christopher sokağına atılmışlardı.

Kalabalık, güvenlikleri için içeriye saklanmış polislere saldırıyordu. Eşcinseller polisten kaçmaya alışkındı ancak bu sefer, saldıran onlardı, kaçanlar ise üniformalılardı.

Eşcinsel hakları hareketi o gece başlamadı ama ilerleyen saatler ve günlerde olacaklarla güçlenecekti. Ve o zamandan sonra atılan bütün adımlar, örneğin eşcinsel evliliklerinin yasallaşması ve daha hoşgörülü bir toplum, polisle çatışan gençlere ve sonrasındakileri organize eden eylemcilere borçlular.

1960’ların ABD’sinde eşcinsel erkek ve kadınlar yasa dışıydı, gizlilik ve korku içerisinde yaşıyorlardı. Doktorlar tarafından kaçık, dini liderler tarafından ahlaksız, hükümet tarafından iş göremez, televizyoncular tarafından yağmacı, polisler tarafından suçlu olarak etiketleniyorlardı.

 

Peki onları 28 Haziran 1969’da aniden karşı koymaya teşvik eden neydi?

 

Yıllar süren dışlanma

Ayaklanmanın olduğu dönemde, erkek ya da kadınların kendi arasında, rızaya dayalı cinsel ilişki ABD’nin Illinois eyaleti haricindeki bütün eyaletlerinde yasa dışıydı.

Eşcinseller federal hükümet ya da orduda çalışmıyorlardı ve cinsel tercihinizi açıklamanız, sizi hukuk ya da tıp gibi pek çok meslekten mahrum edebilirdi.

New York eyaletindeki kanunlar, ABD’nin pek çok eyaletinden eşcinsel kadın ve erkeğin New York’a taşınmasına rağmen – belki de tam da bu yüzden – özellikle yüksek cezalar öngörüyordu.

Her yıl binlerce kişi “doğanın gereğine karşı suçlar,” suç işlemeye teşvik ya da gayriahlaki davranışlar gerekçesiyle gözaltına alınıyordu. Ne giydiğiniz bile polisle başınızın derde girmesine yol açabiliyordu – cinsiyetinize uygun görülen üç parça kıyafetten azı, sizi kelepçeletebiliyordu.

Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Profesör William Eskridge, eşcinsellerin bunu engelleyecek siyasi gücü olmadığı için, çok fazla öfkenin olduğunu söylüyor:

“Tutuşmayı bekleyen dinamit fıçısı gibiydi.”

Genç eşcinsellerin siyasilere mektup yazmak ya da imza kampanyası düzenlemek istemediğini, savaş karşıtı ya da siyahilerin veya kadınların eylem yollarını seçtiğini anlatıyor Profesör Eskridge:

“Sokağa dökülün ve olay çıkarın. Saldırın, saldırın, saldırın.”